FERSUDE YAZILAR

21/11/2009

Kasım Bahane


 

Üşüyorum..İçim üşüyor aslında Kasım bahane..

 

Bir film izler gibi yaşadım sevdayı, her karesinde hüzün kokusu vardı; ellerime maktulun kanı bulaştı!

 

Kahve çekirdeklerinden medet umuyorum baş ağrısı illetinden kurtulmak için..Ne kadarı doğru hesaplarımın bilmiyorum, düştüğüm yerden kalkıp ilerleyebilecek gücü birkaç zaman bulamayabilirim lakin arkamı dönüp baktığımda geldiğim yerin kaybolduğunu görmenin sevinciyle kederim dağılıyor…

 

Kaldıramadı bunca yükü minicik omuzlarım inkar etmiyorum! İnkar edildiğimi görüp susuyorum sadece…Sustuğumda ıslanıyor şehir Kasım bahane..

 

Kızkulesi… Hala ruzgar esiyor civarında! Öksüzlüğüm yetimliğim … gitmedim senden gidemezdim sadece öyle bilmeliydin… uykuların bölünmemeliydi uyuyabilmeliydin tüm gece…

Nedenleri niçinleri bir kenara itip sadece  seni görmeliydim, ne istediğini bilmeliydim… Martılara sorma beni anlatmayacaklar, günbatımına şiirler yazmıyorum artık bekleme sahil kenarlarında… Böyle olmalıydı   üzgünüm, gelmeyeceğini bilerek beklediğim onca senenin hatrına işitmemem gerekenleri işittiysem ve sen bütün soğukkanlılığını koruyup kendini haklı gördüysen başka türlü olmamalıydı…

Çizgiler silgiler yıldızlar rüzgarlar “elif kadar” yalnız düşsünler kaldırımlara! Kasım bahane! Biz ayrıldık… Son kez ama ilk defa …

 

devamını okumak için tıklayın

 

& fersude &

 

21 Kasım 2009

Çamlıca 23:19

13/11/2009

Kime ne ve her neyse..

Kategori: FERSUDE YAZILAR

Gidip te gelmediğin günler kanıyor düş sabahında.adını senin koyduğun çocuklar kapanıyor ağlayarak dizlerime,öpüyorum avuçlarından..sonra adını benim koyduğum çocuklar koşuşuyor etrafımda,sesleri sesine karışıyor en güzel şarkının fakat sözleri anlamsız geliyor artık..

Karmaşık cümlelerde boğup fikrimi boğulduğuma dair cümleleri terk etmek istiyorum ömrümde ilk ama son..

 

Mesela biri gelsin kanayan dizlerinde kum taneleri,sen de onun yarasına merhem ol istiyorum sonra kavgaya tutuşalım bir hiç uğruna,asıp yüzünü odadan odaya geç ve ben kendimi balkonda demli bir fincan çayda susturayım.belki uyurum belki de uyumuş gibi..elinde sıcacık battaniyeyle gelip ilişiverirsin yanıma,susarak barışırız söze gerek yok..

 

Sahile paralel düşler kurmayalı uzun zaman oldu ve kırkbeş derecelik açıyla gözlerim dolmayalı..

 

Kime ne ve her neyse..

 

Fazla cümle kurmayacağım artık,kuramadığım cümlelerde kalsın her şey ve de hiçbir şey..adını senin koyduğun çocuklar,adını benim koyduğum çocuklar ve adı koyulmamış çocuklar ağlamasın, müsait bir yerdeyim..

 

 

 

 & fersude &

 

 

13 kasım 2009

22.13 çamlıca

 

 

 


26/10/2009

Keşkelerden bir dünya kurdum ikimize..

Kategori: FERSUDE YAZILAR

Keşkelerden bir dünya kurdum ikimize; belkilerden bir ev..

 

Islak saçlarımdan dökülen beyaz teller misali, yorgun kirpiklerimden süzülen damlaları inkar ediyorum.

Bu ben değilim , bu sen değilsin..

Verilen sözlerin tutulmayan yanlarına vurgunum ben! Tüm acım bundan..

Yitirdiğim saygıdan mı azalan güvenden mi bilinmez, durduk yere sorular üşüşüyor sevdamın tepesine..Cevabını verebilsem sorun değil lakin soruyu soranın cevap verdiği görülmüş şey değil..

Hep başkalarının acılarına ayrılıklarına dökerken gözyaşı, kimlik fotokopileri olmayan insanların girdabında diz çökmek zoruma gitmiyor değil..Şimdi nerdeler nasıllar bilmek dahi istemiyorum; hani silmek mümkün olsa, bir kalem de diyorum!

Şimdi değil, gün sayıyorum..Bir kaç zaman sonra yol ayrımında ben adını anıp iç çekeceğim yerde bir karar verip, kararın altına imza atacağım. Pişman olmak beri dursun, emeklerime yanarım! Diz çöküp yalvarmadıysam bunca zaman, son çare diye sakladığımdandır.Yerine kurulmuş cümlelerin can yakan sızısına isyan etme hakkını yıllar önce Emirgan’da bıraktın sen..

Ihlamurların çiçek açmadığı mevsimlerle geçiyor zaman, zamana ayak uydurmak nasıl bir şeydi hiç öğrenmedim demek..bu şehir ıstırap, bu şehir yalan, bu şehir lanet! Nesi var nesi yoksa alıp başını gitmeli insan, ki insan olduğunu hatırlasın yeniden..Ve yarım kalmalı her şiir,  yarım kalmalı her yazı; yarım kalmalı..

 

& fersude &

 

22.29

Çamlıca

22.10.2009

 

 

8/10/2009

bir yanılgıydı isyanım..

Kategori: FERSUDE YAZILAR

bir yanılgıydı isyanım..

 

 

Akıtamadığım gözyaşlarım var, susup içimde biriktirdiğim isyanlarım..

Ansızın kapı ardında belirse koşar adım uzaklaşıyorum, yine buluyor bir köşe başında; ne tat ne tuz! Bütün hevesim kursağımda düğümleniyor, ağlamak istiyorum o da yarım kalıyor..

 

Ya ak diyorum ya kara, çünkü gri renk değil bahara ve çiçeklensin istiyorum bütün dallar!

Hanımeli kokusu sarsın şehri, gidenler geri gelsin istiyorum sorgusuz sualsiz!

 

Yitip gidenleri helalliğini versem soyu tükenir mi kederin? Geçtiğim yollar düşman bana, yüzüne güldüğüm bebekler..hepsi bir hayal uğruna geçip giden yılların telaşında,bense susuyorum hıçkırarak!

 

Bu akşam daha da zor yalnızlık.Ne farkı varsa günün dünden! Her geçen dakika sırtıma kambur oluyor! Sana dökülüyorum ormanlardan, el değmemiş; adımı anma,söyleme adını!

 

Hani diyorum olsa elimde kristal vazolar vursam yere içi sızlasa aşkın! Sırtımda ağrısını duyduğum sevdayı bir an soluklanmak üzere bıraksam çiçek dolu bahçelerde, korkuyorum vefasız derler diye..

 

Kapılar nihayet bulmasa da sende karar kılmışlığımın bedeli büküyor belimi. Ey aşk! Gözü dönmüş bir canavar mısın Kaf dağı sırtlarından gelen, ki senin ayak sesindir geceleri uğuldayan gün doğumuna dek.. tanıma beni ve tanıştırma acıyla! Çokça kanamış, henüz kurumuş yaralarım var. Sabra uzak düşlerimin kapıya konmuş pabuçları, inatlaşma benle!

 

 

 

 

 

& fersude &

 

 

08.09.2009

 

22:50

 

 

 

 

 

23/9/2009

Ölerek Geldim Sana Yaşam Savaşından Ganimet Bil Beni

Kategori: FERSUDE YAZILAR

Uzun zaman oldu düşünüyorum neden uzandığımı sana doğru ve kapattığımı sandığım defterleri neden açtığımı..

Öylece durabildin benden uzakta bir hiç olarak, neden aklıma düştü gülüşün neden merakım oldu sesin? Aşkı saklayan yiğit sen miydin onca yılın ardında yoksa fikrime sürdüğüm bir yalandan ibaret miydi ruyalarım?

Kendime söylediğim son yalan olmanı istemek suçsa, bu kez boyun eğmeyecek adının dört bir yanına sitemlerden çizgiler çizeceğim! Hata yapmamış değilim lakin diyorum ya bir hiç olarak kalmana razı değildim o yüzden bozdum sessizliğimi, o yüzden işte yüreğimin kuş gibi çırpınışları..

Hep kendini sevdi senden önceki ve benden sonrakiler..ikimizin arasındakiler hayatla ölüm arası gerçekleri sıraladılar ayaklarımın dibine,senden istediğim ölmediğimi kanıtlaman bana..




Ellerimin hala sıcak olduğunu saçlarımın hala bir köyü ateşe verecek kadar dalgalandığını göstermen..

Sana ne verebileceğimi sorma bana, susar kalırım..Vaad ettiğim koca bir yalnızlık olur içinde ben olan..yetiremezsen ruhuna yalnızlığımı, sendekileri ekler çoğaltırız yalnızlığımızı.ama sevmek isteme benden; özlemek ve sadakat..hiçbiri yok bende..senden almaya geldim..ve ansızın çekip gitmek için geldim bilmelisin! Ayaklarım kararsızdır ne yöne gittiğini anlayamaz durduramazsın..

“Ölerek geldim sana dair yolları..yaşam savaşından ganimet bil beni! “


12 eylül 2009


& fersude &
 

23/9/2009

İstemiyorum Şairin Olmayı

Kategori: SIIRLER

Sesinde gezinen heyecanın peşinde
yılların teskin edemediği yüreğim.
Ağrısını dindiremediğim bir bebek gibi şimdilerde..
Gözlerim gözlerine bakamayacak kadar yaş dolu;
belki sarılır da tanışmadığım omuzlarında
huzura açılan bir dünyanın hâkimi,
kimsenin sahiplenmediği ruhumun sahibi
olursun diye hainliği sığdırıyorum cümle içlerine..

Esaretten geçer yolun bilirim,
ama ben burada aç-susuz
ama ben burada öksüz-yetim
ama ben burada tüm acılara direnen yalnızlığımla
bekliyorum, ne beklediğimden habersiz..


Korkuyorum sevincim olmandan
ve korkuyorum geçmişte kalmandan!
Attığım her adım gibi ayaklarıma düşman kesilip
yolumdan çevireceksin diye ödüm kopuyor
ve istemiyorum şairin olmayı!

Yazılacak her şeyi kanattım kalemimden;
çivileri yumrukladım bir zaman,hatırlıyorum..



Henüz unutmadım secdede bıraktığım bulutları,
Kız Kulesi açıklarında unuttuğum umutları..

Güneşim ol demiyorum lakin karartma odamı..



Gittiğin gibi geri gel
yoksa geldiğim gibi gideceğim..



& fersude &





9.9.2009



Çamlıca
 

23/9/2009

Son Damla

Kategori: FERSUDE YAZILAR














Adı sen olmasın hiçbir çocuğun ve gözleri ela..

 

 

& fersude &

 

22.37      23 eylül 2009

 

Çamlıca

18/8/2009

Yıllanmış yalnızlığımı kutluyorum bugün; doğum günümü değil!

Yıllanmış yalnızlığımı kutluyorum bugün; doğum günümü değil!

Neden kutlamalıydım ki doğduğum günü? Gurbete aralanan kirpiklerim ne vakit kurudu, ne vakit hüzün koklamadım dallardan? Üzülmüyorum beni aramadığın için ey Aşk! Meşguliyetlerine saygı duyuyor sıramı beklemiyorum artık! Anla ki parçalamıyorum kendimi boş bir ümidin ardında!

Kalbime dönük yüzüm gülmese de ağlıyor oluşum içimdeki gurbettendir sen üstüne alma! Ünlemli cümlelerimin ardında boyun büker içim sıra hasretin! Gidişin değil, gelmeyişin hiç değil; adının beş harfinde boğulan gençliğimdir bileklerimde kanayıp durmayan yara...

Hiçbir cümle tamamlamıyor eksik kalan şiirimi! Yarım kalmadı; noktası virgülü küser mi şairin? Yetimliğimi hatırlatıyor bu suskunluk, artık isyan ediyorum! Nedeni yoksa olanların, olmayanların nedenini sorgulayamaz insan. En kötüsü de bu zaten, nedenin olmadığı yerde cevap ne gezsin!

Kırık bir kalbin sesi işitilmez deniz aşırı yoldan, ya dalga sesi alır götürür ya da değişen gelişen olaylar neticesinde yürünen yollar..

Yıllanmış yalnızlığımı kutluyorum bugün; doğum günümü değil!
Sessizliğime ses sürüp gecenin karanlığına gömüyorum gözyaşlarımı.. Kimseden teselli umduğum yok; kimsenin omzuna ihtiyacım!

Üzülmüyorum beni aramadığın için ey Aşk! Farkı yok günün diğer günlerden ve her yıl gelen bugünden! Benim doğum günümde sevindirdiklerinle mutlu kal..Hoş/çakal..


& fersude &

17 Ağustos 2009

İçimde küfrün biri bin para olduğu dakika..

15/8/2009

Yaşıyorum Ölürcesine

Kategori: SIIRLER






Yaşıyorum Ölürcesine

pişman olacağımı düşünseydim
sevmezdim seni böyle delicesine..
hala aklım başımda değil,
yaşıyorum işte ölürcesine!


& fersude &

15 ağustos 09 / kocatepe mahallesi sokakları

9/8/2009

YETİM SEVDAYA...

Kategori: FERSUDE YAZILAR

Biliyorum,bazen gitmek gerekir,sebep söylenemeyecek kadar büyüktür,susmalar bu yüzdendir..

 

Anlamı olmasa da yaşananları yok saymanın, yarına faydası olmadığı  da kesindir..

Kurulan düşlere aykırı yollarda yürünür, kimsenin kal demediği sokaklardan geçilir;bütün sokaklar artık ayrılıktan yana seçilir!

 

Heyecanla düşülmez yollara sabahın en erken saatinde, vuslat diye titremez gönül;Beykoz’da kan düşer bir güvercinin kanadından toprağa, Emirgan’da yankılanır , şehrin suları ağulanır bıçak kemiğe kalp hasrete dayanır!

 

Kurulması muhtemel cümleler terkedilmiştir tren garında, bir uçağın semada süzülüşünden medet umulur; gitmek düşer en gidilmez noktada ..

 

Karınca ısırığı acılarla geçer gün, iş üstüne iş ezberlenir isyanın sesine kulak tıkanır; saça düşen aklara dökülecek gözyaşına bahane aranır!

 

Öfkeyle kalkılır zararla dans edilir! Hangi kapının ardından şaka yaptık sesleri yükselir bilinmez,bir umuttur yine hiç tükenmez..

 

Her şey sebep olabilir gitmek için, kalmaya sebep bulunamazken..

 

Kal demenin esrarına diz çöküleceği yerde adı geçmez fedakarlığın! Kimse yetim kalmayacakken yetim bırakılır sevda!

 

Ayrılık denildikçe kuyu denir zindan denir..Yusuf denir ahh denir!!

 

Kin öfke pişmanlık gururla sunar

 

                              “ AYRILIK “      artık heryerde…

 

 

 

 

& fersude &

 

09.08.09

21:09

 

 

« Önceki